Günün en sevdiğim saati bu.
Güneş şüphesiz ki batmıştır. Zifiri karanlık çökmemiştir yeryüzüne, ama bir an sonra çökecek gibidir: gökyüzü koyu maviye bürünmüştür. Kuşlar çılgınca uçar ağaçların, çatıların üzerinde. Havanın ruhunda bir huzur vardır; bir koku, sevecen bir yumuşaklık. El ayak çekilmeye başlamıştır sokaklardan. Kaldırımlar tek tük geçen insanlara yol verir. Çocuğunun elini sıkı sıkı tutan bir anne evine doğru hızla yürür, bir öğrenci sallanarak yol alır. Gidecek yeri olanlar gider. Evlerin içlerini düşünürsün sonra. Yaşam oralardadır artık. Akşam yemeği telaşı başlar hepsinde. Sonra bu büyülü dakikalar sona erer, karanlık çöker. Ertesi gün de aynısı olacak dersin. Ama ben şu an hissettiğim hüznü hissedecek miyim, bilmiyorum.
No comments:
Post a Comment